Kepler analistleri 2026’da piyasaların karşılaştığı üç kilit soruyu vurguluyor
Investing.com — Yatırımcılar Trump yönetimi politikalarından ve jeopolitik çatışmalardan kaynaklanan yaygın belirsizlikle boğuşurken, 2025 Kepler Cheuvreux analistlerine göre “hisse senetleri için bir başka çok güçlü yıl” oldu.
Arnaud Girod ve Philippe Ferreira dahil olmak üzere stratejistler, müşterilerine yazdıkları notta 2026’nın ilk günlerinde bu ivmeyi bozacak “olumsuz faktörler görmediklerini” belirttiler.
Analistler şöyle yazdı: “Uzun vadeli riskler, yapay zeka devriminin vaatleri ve destekleyici Fed[eral Rezerv] algısı nedeniyle küresel yatırımcılar arasında hisse senetlerine yönelik ortak bir tercih oluştu.”
Bununla birlikte, kısa vadede mevsimselliğin hisse senetlerini desteklemesine rağmen, hisse senetleri etrafında hala üç kilit sorunun dolaştığını belirttiler.
Analistlere göre, bunlardan biri jeopolitiğin evrimi ve bunun finansal piyasalar üzerinde yaratabileceği potansiyel etki etrafında dönüyor.
Yeni yılın ilk haftasında, ülkenin uzun süredir lideri olan Nicolas Maduro’nun yakalanmasıyla sonuçlanan Venezuela’ya yönelik cesur bir ABD saldırısı gerçekleşti. Trump daha sonra ABD’nin Venezuela’nın büyük petrol rezervlerini potansiyel olarak süresiz olarak denetlemeyi planladığını söyledi.
Kepler analistleri şunları söyledi: “2026, ABD enerji varlıklarına olumlu opsiyonellik katan bir şekilde Venezuela’da bir patlama ile başladı. ABD petrol şirketleri, daha fazla Venezuela varlığıyla potansiyel rezervlerini artırabilir. Orta vadede bu, enerji fiyatları için düşüş eğilimli.”
Aynı zamanda, Avrupa “büyük bir jeopolitik köşede” bulunuyor. Çin’den gelen ticari baskı, Ukrayna’daki savaştan kaynaklanan güvenlik endişeleri ve Trump’ın Grönland’ı ele geçirme konusundaki yorumlarıyla karşı karşıya.
Analistler bölgenin durumunu “zor” olarak nitelendirdi. Ancak bunun “büyüme yanlısı/şirket yanlısı politikayı” zorlayabileceğini savundu. Bu da kamu hizmetleri, telekomünikasyon ve bankalar gibi yerli sektörleri destekleyecek.
Analistler, Trump’ın geniş kapsamlı tarifeleri konusunda ABD Yüksek Mahkemesi kararlarının da önemli bir odak noktası olduğunu ekledi.
Yüksek mahkeme önündeki kilit konulardan biri, Trump’ın geniş bir ülke yelpazesine vergi uygulamak için 1977 Uluslararası Ekonomik Acil Durum Yetkileri Yasası’nı (IEEPA) kullanmasıdır. Trump başlangıçta IEEPA’yı ABD’ye fentanil akışını ele almak için bir önlem olarak uygulamaya koydu.
Tarifeler tersine çevrilirse, bazı gözlemciler tutarsız bir tarife gündemi etrafında yeni bir belirsizlik dalgasının oluşabileceğini belirtti. Trump yönetimine karşı bir karar, ABD hükümetini ithalatçılar tarafından halihazırda ödenen vergiler için tahmini 150 milyar dolar tutarında geri ödeme yapmaya zorlayabilir. Bazı analistlere göre bu durum Amerika’nın mali duruşunu baskı altına alabilir.
Yüksek Mahkeme’nin ayrıca Trump’ın Fed Guvernörü Lisa Cook’u görevden alma hamlesine ilişkin karar vermesi bekleniyor. Bu hamle, merkez bankasının bağımsızlığına yönelik olası bir meydan okuma olarak görülüyor.
Önceki iki soruyu göz önünde bulunduran Kepler analistleri, ABD dolarının bu yıl nereye gideceğinin belirsiz olduğunu vurguladı.
Fed’de yaklaşan liderlik değişikliğinin yanı sıra enflasyon ve büyüme verilerinin de dolar etrafındaki tartışmayı etkilemesi muhtemel olduğunu eklediler.
Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.







